Cinlerle İlgili Bazı Hadisler

Cinlerle İlgili Bazı Hadisler

Evet, Kur’ân-ı Kerîm’de “Cin” adıyla tanıtılan yaratıklardan bahsedilen âyetleri böylece naklettikten sonra şimdi de Hz. Rasûlullâh (aleyhisselâm)’dan naklolunan iki hadisi inceleyelim:

“O sırada Cinler, semâdan haberler alamaz olmuşlardı… Ve çıkmak istedikçe de üzerlerine şihablar salınır olmuştu…

Bunun üzerine içlerinden ileri gelenler:

− Herhâlde yeni bir şey oldu ki, sizinle semâ haberleri arasında perde meydana geldi!.. Arzı dolaşın bakalım, oluşan olay nedir anlayalım… demişler…

Ve bu sebeple de Cinler yeryüzünü araştırmaya başlamışlar…

Nitekim Tihame tarafına gitmekte olan birtakım Cin, Sokukaz’a gitmekte olan Rasûlullâh sallâllâhu aleyhi vesellem’in Nahle mevkisinde ashabıyla birlikte sabah namazı kılarken okuduğu Kur’ân-ı Kerîm’i dinlemişler… Ve dinledikten sonra da:

− İşte bu semâ haberlerine perde olan olaydır!..

Demişler ve derhâl kavimlerine dönerek anlatmışlar:

− Gerçekten bize hayranlık veren Kurân’ı işittik!..

İşte bundan sonra Allâhû Teâlâ, Cinn Sûresi’ni inzâl etti; Cinlerin dediklerini Rasûlullâh bildirdi…”

İbni Mes’ud (r.a.)’dan rivayet edilen ikinci hadis de şöyle:

“Rasûlullâh (aleyhisselâm):

− Ben Cin’e Kur’ân okumakla emrolundum… Beraberimde kim gelir? diye sordu…

Herkes sustu… İkinci defa sordu… Gene susuldu…

Üçüncü defa yine sordu, bu defa ben cevap verdim:

− Ben Abdullah!.. Mahiyetinde giderim yâ Rasûlullâh…

Bunun üzerine kalktık, yürüdük…

Düb Şib’inin yanında Hacune mevkisine gelince, benim önüme bir hat çizdi;

− Bunu tecavüz etme!.. dedi.

Sonra da Hacune doğru geçti…

Derhâl üzerine keklikler gibi uçuştular… Sanki “Zud” ricaline benziyorlardı… Kadınların def çaldıkları gibi deflerini çalıyorlardı…

Nihayet etrafını sardılar ve gözümde kayboldu… Hemen yerimden kalktım… O zaman bana eliyle “otur” diye işaret etti… Sonra da Kur’ân okumaya başladı… Gittikçe sesi yükseliyordu… Hepsi yere yapıştılar… O derece ki, seslerini işitiyordum kendilerini göremiyordum…

Sonra Rasûlullâh (aleyhisselâm) yanıma geldiğinde;

− Gelmek istedin değil mi?.. diye sordu.

Ben de:

− Evet yâ Rasûlullâh! dedim.

Cevap verdi:

− Sana gerekmezdi!.. Onlar Cin!.. Kur’ân dinlemeye geldiler… Sonra da kavimlerini uyarmak üzere döndüler…”

Şimdi Hz. Muhammed (aleyhisselâm) ile cinler arasında geçen olayları açıklayan bu hadisleri inceleyerek, bunlardan çıkan hükümleri görelim:

1.Cinler normal olarak semânın üst katlarına (ki bu üst katlar deyimiyle vurgulananın ne olduğunu ileride açıklamaya çalışacağız) çıkarak geleceğe dönük haberleri öğrenebiliyorlardı…

2. Kurân’ın inzâli daha doğrusu Hz. Muhammed (aleyhisselâm)’a Risâlet yani Rasûllük görevinin verilmesi ve icraatına başlaması onların semânın üst katlarından haberler almalarını önledi…

3. Bütün yeryüzünü aynı anda algılayamadıkları, algılamaları için de gene bir zamana ihtiyaçları bulunduğu buradan çıkarılabilmektedir…

4. Cinlerin semânın üst katlarından haber almaları, Şihab (meteor-kayan ve atmosfere girince yanan göktaşı) denen bir nesneyle önlenmektedir…

5. Yoğunlaşarak maddi bir yapıda görünebilmektedirler…

6. İçlerinden bir kısmı kavmini uyarma görevi alabilmektedir…

7. İnsan kulağının işitebileceği birtakım sesler çıkartabilmektedirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir